Çikimanki Nedir?
Hayatımda bir kavram var ki, bazen düşünürken boğuluyorum, bazen de ne kadar basit olduğunu fark edip bir nebze rahatlıyorum. “Çikimanki” diye bir şey var; aslında kimseye sormadım ama içimde bir yerlerde, bir anlamı olduğunu biliyorum. Bazen çok yakın hissediyorum, bazen de yabancılaşıyorum. İşte, bu yazı tam da bu yüzden yazılmaya değer. Çikimanki nedir? Gerçekten ne olduğunu anlamak için bir şeyler yaşamak lazım, değil mi?
Bir Bahar Sabahı: Hayal Kırıklığı
Kayseri’nin sıcaklıkları hiç de yumuşak değildir. Ancak o sabah, o gün, güneş tam da bulutların arasından çıkacakken, sanki her şey başka bir hızda akıyordu. Bir kafede oturuyor, eski sevgilimle birbirimize bakıyorduk. O gün aklımda tek bir soru vardı: “Çikimanki?” Bu kelime, bu garip şey bana bir anda o kadar anlamlı ve o kadar anlamsız gelmeye başladı ki.
O gün, zamanında aşkla başladığımız ilişkimizi noktalamıştık. Belki de o an, Çikimanki’nin ne olduğunu öğrenmeye başladım. Çikimanki, aslında beklediğin bir şeyin gelmemesi, seni o kadar kırması, üzmesi ve içindeki hayal kırıklığını kabullenip, bir şekilde ondan çıkman gerektiği bir hal miydi? Sevgilim bana bakıyordu, aslında ne düşündüğünü anlamaya çalışıyordum ama kalbimdeki bu karmaşık hisleri paylaşmak hiç kolay değildi.
“Bunu yapmayalım,” demişti o, ama o gün, o sıcacık bahar sabahında, tüm sesler bana yavaşça kayboluyordu. Bir şeyler bitiyor, bir şeyler yenileniyordu. Bir içimde, bir düşüncemde, bir sorumda büyüyen Çikimanki vardı. O an, o kelime o kadar içimde yankılandı ki. Çikimanki… Benim anlamadığım, belki de hala kabullenemediğim bir şey.
Yavaşça Öğrenmeye Başladım
İçimde hep bir eksiklik vardı, bir şeylerin tamamlanmadığını hissediyordum. Çikimanki’nin ne olduğunu bir türlü çözememiştim. Gerçekten bir şeyin adı olabilir miydi? Ya da hayatta yaşadığın bir deneyimi tarif etmek için kullanabileceğin bir kelime olabilir miydi? Bir gün, bir sabah, Çikimanki’nin en çok anlamlı olduğu anı düşündüm. Gerçekten ne kadar büyük bir şeydi! Sadece eksik hissettiğimde değil, hayatın içinde bir şeylerin yok olduğuna inandığım her anda.
O sabah çikolatadan yapılmış bir pasta yemiştim ve ne kadar mutluydum. Yavaşça gözlerimi kapattım ve düşündüm. O an, o basit anın içerisinde sanki dünyadaki tüm renkler daha parlaktı. Ama o çikolatayı yediğimde ve pastanın o tatlı, ılık kokusunu içime çektiğimde, bu kelimenin anlamı yavaşça netleşmeye başladı. Çikimanki, belki de bir şeyin içini bulmak değil, o şeyin senin içinde oluşturduğu duyguyu tam anlamıyla kucaklamaktı.
Çikimanki, bu kelime bir tür anlaşılması zor, insanın içinde bir yerlerde saklanan, kaybolan ama sonunda bir şekilde bulduğunda seni bambaşka bir seviyeye taşıyan bir şeydi. Bunu sevdiğini anladığında, sonunda kaybetmenin de acısını hissedersin. Ya da bir sabah, sokakta yürürken, güneş yüzüne vurduğunda, senin de bir şeyler değişir. Bu, her şeyin içindeki küçük bir anlam gibi. Bu, küçük bir boşluk ama aslında devasa bir şey.
Çikimanki Beni Buldu
Hayatımda bir anda her şey bana çok daha anlamlı gelmeye başladı. Çikimanki, bir kaybın ardından yapılan bir dönüşüm, bir keşifti. Bir sabah, yalnızken, bir kahve içip dışarıyı izlerken, o kelimenin anlamı derinleşti. Çikimanki, başta duygusal bir boşluk gibi görünen ama zamanla seni büyüten bir hismiş meğer. İkisini bir arada hissetmek, kaybetmek ve kazanmak, bazen bir arada var olabilirmiş.
O gün, bir sabah Kayseri’de bulutlar gökyüzünü kaplamıştı. Bir anda her şeyin yerli yerine oturduğunu hissettim. Çikimanki, kaybolan zamanla bağlantılıydı; ama aynı zamanda bulduğun bir yerdi. O an fark ettim: Çikimanki, kaybetmek ve kazanmanın karmaşık ama bir o kadar güzel bir birlikteliğiydi. Hayal kırıklığı, umut ve acı… Belki de hepsi aynı anda yaşanabiliyordu.
Çikimanki: Yeni Bir Başlangıç
Şimdi, her şey biraz daha net. Çikimanki, kaybettiğin bir şeyin acısı kadar, onu kabul edip hayatına devam etmenin gücüdür. O kelime, bir içsel yolculuğun adı. Bir an bir şeyi kaybederken, aslında kendine bir şey kazanıyorsun. Belki de hayatımda öğreneceğim en değerli şey buydu.
Bir hafta sonra, yeni bir sabah, yeni bir umutla uyanırken Çikimanki’yi artık anlıyorum. O an, bir şeyi kaybetmekten korkmanın gereksiz olduğunu, her kaybın aslında bir kazanç olduğunu fark ediyorum. Çünkü hayat, kaybettiğin şeylerin ardından senin büyümeni sağlayacak yeni yollar açar.
Çikimanki, bence o kadar basit bir kelime değil. Ama ne zaman hayal kırıklığı yaşasam, ne zaman kaybolmuş gibi hissetsem, bir anda hatırlıyorum ve içimdeki kayıp, yerini yeni bir başlangıca bırakıyor. Ve belki de işte o an, Çikimanki’yi buluyorum.